16 Mayıs 2014 Cuma

Fotoğrafın Tarantino'su Erwin Olaf

                                        

Resmi fotoğrafa aktarmayı istedim diyor Olaf, serginin girişindeki videosunda.  Daha önceki fotoğraflarında  da Olaf’ ın bu etki çok yüksekti. Yalnız bu sefer başka bir etkiyi de fark ettim;sinema! Olaf bu sergisinde, fotoğrafın Tarantino’ suydu. Daha önceki çalışmalarında  Vermeer’i, Caravaggio’su olduğu gibi. Tarantino hemen her filminde ezilenden yana olmuştur. Death Proof'ta kadınların yanındaydı, Django’da Afro American' ların. Hatta öyle bir yanında olmaktır ki bu. Death Proof’un sonunda kadınlar seri bir kadın katilini evire çevire canı çıkana kadar döverler. Django’da ise Dicaprio, siyahilerin köle ruhlu olmasının genetik olduğunu söylediğinde kurşunu yer. Olaf ise çocukların yanındaydı. Ve yine bu yanında olma öyle sıradan bir yanında olma değildi elbet. Çocuklar sanki dünyayı ele geçirmişlerdi.



İlk bakışta çocuklar sevimli görünüyor göze.




 Saflık, güzellik, masumiyet…



Tatlı da bir şarkı sesi geliyor bir yandan. Nereden geliyor diye sese yaklaştığınızda bir gariplik olduğunu farkediyorsunuz hemen. Ortam birden çocuklardaki masumiyetten korku filmine dönüşüveriyor.



Ortalarına gözleri bağlı bir palyaçoyu almış kafası olmayan çocuklar tatlı tatlı şarkılar söyleyerek ( dillerini anlamadığımdan şarkının tatlı olduğunu seslerinden umuyorum) dönüyorlar.



Tam derken nedir bu çocukları böyle yapan. Salonda yavaş yavaş anahtar deliği serisi beliriyor. Ve bizde olayın kapılar arkasında kalan görünmeyen tarafını görmeye başlıyoruz. Serginin sonunda her ne kadar çocuklar için üzülsek de, böyle de olmalı mıydı diye sormadan edemiyoruz.



Aynı fotoğraftaki adam gibi
Tamam haklısınız ama böyle mi olmalıydı? Tabi bu çıkarsama bana ait, içeride bakılacak o kadar çok şey var ki, Olaf tam anlamıyla bir bilmece, kolaj gibi.

                                                                     Başak Acar . 16.Mayıs.2014. Ankara. CerModern

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme