23 Nisan 2014 Çarşamba

Hangar ve Kavramsız No Consept

Hangar, Ankara Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da, “Kavramsız, No Consept” isimli bir sergi açtı.Öncelikle Hangar'ı tanıyalım.
Hangar Sanat kollektifi 1992 yılında altı sanatçının (Atila İlkyaz, Cebrail Ötgün, Cezmi Orhan, Murat Çelik, Hülya Ulaş ve Sevinç Akkaya) katılımıyla kuruldu.
Daha sonra bu sanatçıların davetiyle İbrahim Çiftçioğlu da bu oluşuma katıldı. Oluşum etkinliklerini 1998 yılına kadar sürdürdü. 2008 yılından buyana çekirdek kadrosu Atila İlkyaz,Cebrail Ötgün, Cezmi Orhan ile etkinliklerini sürdürmektedir.

Cezmi Orha, Cebrail Ötgün, Atilla İlkyaz
                         

Kavramsız denilince ilk etapta, kavramsal sanata bir tepki mi diye düşünülmesi yanlış bir algılama oluyor, burada kavramsız ismi, bir süredir, kavramlar altında sergiler açılmasına, içeriğinde de  bunun altının  doldurulamamasına bir tepki olarak algılanabilir.
Kavramsız

 İçerisi müthiş kalabalıktı. Otobüs gibiydi. Adım atacak yer yoktu bir ara. Galeri karanın 4. Yaşı kutlandı aynı zamanda.

Glari Kara'nın pastası

Giriş katı Cebrail Ötgün'ün resimleri ile doluydu. Cebrail Ötgün'ün daha önce "Kaos Ganimetleri" sergisine gitmiştim. 

Cebrail Ötgün resmi önüne Başak Acar ; Kaos Ganimetleri Sergisinden

Kendisini Gazi Güzel Sanatlardan da tanıma şansı yakaladığım için resimlerini de yakından izleme olanağım oldu. 
Buna rağmen hem daha önce görmediğim resimlerini gördüm hem de bir kez daha acaba nasıl yapmış diye düşündüm. Çünkü tuvallerinde talaş, saman, peçete, kum, izolasyon astarı, kağıt ve akrilik  kullanan bir sanatçıyla karşı karşıyayız. Bunların bu kadar homojen birleşmesini sağlamak için tuvalini hangi evrelerden geçirdiğini anlamak adına resimlerini dikkatle izleyip düşünmek gerekiyor. 

Cebrail Ötgün resmi karşısında Ayşe Bilir de benim gibi düşünüyor olmalı
_ Önce boyamış sonra astarlamış 
_ Yok yok önce kağıtları yapıştırmış sonra astarlamış
_  Hayır canım öyle olur mu? 
Kafamda bu sorular alt kata indim, burası Atilla İlkyaz'a ayrılmıştı. Tüm duvarlar kibrit kutuları ile doluydu. 

Atilla İlkyaz , Kibrit kutusuna karışık teknik

Kibritçi kızı kıskançlıktan çatlacak kadar çok ve güzel kibritlerdi bunlar. 

Atilla İlkyaz, Kibrit kutusuna karışık teknik, 3.5 x 5.5 cm.
Kibritler...Kutular...Kibritler...Kutular...Kutular....
Salonun ortasında üzerinde kendisine ait desenler, boyamalar olan merdiveni vardı Atilla İlkyaz'ın. Benim merdivenim bu desenler bu biçimler bu boyalar diyordu belki de...
En üst kat Cezmi Orhan'ı ağırlıyordu. Doğrusu şaşırdım. Çünkü çalışmaların büyük kısmı fotoğraftı. Bir tane boya resmi vardı. Tek olması etkiyi artırmıştı kuşkusuz. Az çoktur. Cezmi Orhan'dan aklımda  net bir figür ve nesne kalmıştı sergi çıkışında. 

Cezmi Orhan, tuvale akrilik, 170x200cm, 2014

Bu oldukça uzun bir sergi, 14 Mayıs'a kadar devam edecek. 
Bakalım Kara bundan sonra neler yapacak. 

                                                                                    Başak Acar, 23 Nisan 2014, Ankara


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme