3 Mart 2014 Pazartesi

Sanata Duyulan İçten İnanç ve Sanatçı Kadınlar Derneği

Sanatçı Kadınlar Derneği SKD’nin bugüne kadar pek çok sergisi açıldı. Çağdaş sanata gönül vermiş, sosyal sorumluluklarının farkında on dokuz kadın sanatçı; Arzu Kızıltuğ, Asuman İnceayan, Aydan Özbalkan, Ayşe Kürklü, Ayşe Öztürk, Bilgi Zontur, Canan Töreli, Hale Metin, Leyla Coşkun, Mine Koç, Nejla Tuğcu, Sabriye Biler, Selin Cakova, Sibel Arat, Sinem Öney Arslanhan, Sultan Kelecioğlu, Şebnem Müderrisoğlu, Şükran, Ersoy, Yasemin Coşkun özel bir dayanışma içinde bir araya gelerek Sanatçı Kadınlar Derneği'ni kurdular. 


Leyla Coşkun

Derneklerinin kuruluş amacını, “yurt içi ve yurt dışında kadın sanatçıların plastik sanatlar alanında konumu, sanatsal durumu ve etkinliğinin geliştirilmesi için gerekli iletişim, dayanışma ve işbirliğini sağlamak, toplumun kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak, çağdaş sanat üretimine destek olmak, çocuk ve gençlerin sanata ilgi ve eğilimlerini arttırmaya yardımcı olmak”, diye açıklıyorlar.


Hale Metin

Derneğin kurucuları, sanat eğitiminin önemini kavramış olmanın verdiği anlayışla Kum Sanat Atölyeleri’nde Cezmi Orhan, Cebrail Ötgün, Ali Askar Çakmakçı ve Zafer Gençaydın ile çalışma şansını yakalamışlar ve hala çalışmalarına devam etmekteler.


Nejla Tuğcu

Açtıkları sergiler;
9-15 Şubat 2009 Çağdaş Sanatlar Merkezi
3-9 Mayıs 2010 Gaziantep Ticaret Odası Sanat Galerisi
6-11 Nisan 2010 TBMM Mustafa Necati Kültür Evi
23 Kasım 2010 Çağdaş Sanatlar Merkezi
18 Ekim- 13 Kasım 2012 Ziraat Bankası Mithatpaşa sanat galerisi
8 Aralık 2012 Cenrte Culturel Anatolie, Paris
17 Ocak 2012 Çağdaş Sanatlar Merkezi


Sabriye Biler
Bu sergilerde resim, heykel, serigrafi çalışmaları bulunmakta.


Şebnem Müderrisoğlu

Son sergileri Galeri Uray da oldu. Açılış Sanatçı Kadınlar Derneği'nin başkanı Şükran Ersoy'un açılış konuşmasıyla başladı. 
Şükran Ersoy, açılış konuşmasında
                                 
Ardından, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık konuşma yaptı. Konuşmasında;
“Örgütlenen sanatçı topluluklarının gücü tartışmasızdır. Bizim gurur kaynaklarımızdan bir tanesi de, toplumumuzun kırılgan kesimi olarak düşündüğümüz, koruyup kollamayı sevdiğimiz o ölçüde bazen baskıcı da olduğumuz kadınlarımızdır. Kadınlarımızın istihdam alanında ve kamusal alanda da etkili biçimde yer almaları yönünde onları cesaretlendirecek onlara olanak sağlayacak bir şeyler yapmak çok özel ve önemli bir görevdir. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kadını, toplumun eşit ve saygın, en önemli diğer yarısı olarak görerek hayata bakmaya çalıştık. Bu zaman zaman değişik alanlarda kendini gösterdi ama bunun bir güzel yanı da kadın sanatçılar örgütlenmesine destek vermektir. Kadın sanatçıların bugün Galeri Uray'da sergilenmesi de bunun bir tezahürü olarak görünüyor.”, dedi.

 SKD, Bülent Tanık, Cezmi Orhan, Göksu Orhan
                      
                                                    
 Çok sayıda resim vardı sergide.

Asuman İnceayan
Genellikle sanatçı kadınlar gibi isimler alan derneklerdeki kadınların resimleri hakkında akıllarda olan yanlış bir fikir vardır. Kopyalayarak resim yaptıkları, yaratıcı olmadıkları hatta biraz beceriksiz oldukları düşünülür. Bu sergi bu önyargıları tamamen ortadan kaldırıyordu

Selin Cakova
Kadınların bir kısmı Güzel Sanatlar eğitimi almış hatta yüksek lisansını bitirmiş.
Sinem Öney
Bir kısmı kendisini kurslarla yetiştirmiş.
Aydan Özbalkan
Bazı örnekler hepimizi çok şaşırttı.



Yasemin Coşkun

Görünen o ki, bu kadınlar pek tehlikeli....
Mine Koç
Cezmi Orhan, Sanatçı Kadınlar Derneği'nin Paris sergisi katolğu için şunları yazmış;
"Sanat eğitimlerine 1990'ların sonlarında başlayan topluluk sanatçıları, 2007 yılında Sanatçı Kadınlar Derneği'ni (SKD) kurarak, o tarihten bu tarafa sanatsal etkinliklerini bu çatı altında sürdürmektedirler. 


Şükran Ersoy
SKD, temelde iki gruptan meydana gelmektedir. çekirdek kadro olarak nitelendirilebilecek ilk grup büyük çoğunlukla, 1968'de Paris'te Rodolphe Julian tarafından kurulan Akademi Julian ve 1923'te İstanbul'da Ruhi, Hikmet Onat, Ali Sami Boyar, Avni Lifiş ve Turgut Tokat gibi ressamların kurduğu ve hocalığını yaptığı serbest atölye geleneği çizgisinde kurulmuş olan Kum Sanat Güzel Sanatlar Eğitimi Merkezi'nde aldıkları çağdaş sanat uygulamaları ve kuramsal çalışmalarla yetişmiş olanlar. İkinci grup ise sonradan katılanlar ve çoğunlukla Güzel Sanatlar Fakültesi kökenlilerdir. Başından beri sanata, insana ve yaşama olan derin inanç ve çabaları zamanın giz perdesini aralatarak onlara adeta; 1911 Nobel Ödüllü Belçikalı yazar Maurice Materlinck'in dediği gibi: "Nasıl arıların dilinde ağzında, midesinde bal üretmek gerektiği yazılıysa, bizimde gözlerimizde, kulaklarımızda, iliklerimizde, beynimizin çıkıntılarında, bedenimizdeki sinir sisteminde, yeryüzündeki şeylerden özümsediklerimizi, yeryüzünde eşi benzeri bulunmayan nitelikte özel bir enerjiye dönüştürmek için yaratıldığımız yazılmaktadır. Bildiğim kadarıyla hiçbir yaratık, düşünce, akıl, ruh, beyin gücü, erdem, iyilik, adalet, bilmek diye adlandırdığımız bu garip akılcılığı bizim gibi üretime dönüştürmeye bu kadar istekli ve hazır olmamıştır." diyebilme kararlılığına getirmiştir. 

                                               

Ayşe Kürklü
SKD sanatçıları, sanata duydukları içten inancı, her yıl yeni yapıtlar aracılığıyla tekrar tekrar sanat severler ile buluşturuyorlar.


Arzu Kızıltuğ

Seçici bir katılımı ve gelişimi tercih eden SKD, zamanla bu doğrultuda Güzel Sanatlar Fakültesi kökenli sanatçıları da bünyesine almaya başlamış ve bu genişlemeyle başından beri öngördükleri nitelikli ve ihtiyatlı büyümeyi niceliksel olarak da doğru bir rotaya oturtmuştur."                                                                       
Ayşa Fatma Öztürk

Canan Töreli

  Başak Acar, 03.Mart.2014, Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme